Hakkımızda

Yüksekteki Ayrıcalıklı Dünya

Fotoğraf: Eberhard Grossgasteiger

Evet, Almanya’nın Bremerhaven şehrinde doğup büyüyen bir işçi çocuğunun dizelerinden ilham alarak Yüksekolan’ı kurduk. “Yüksekolan” kelimesi, Gökdan Yüksek’in (Crak) 2013 çıkışlı “Yetkili” isimli albümünün 5 numaralı çalışması olan “Adım Crak Değildir” parçasından geliyor.

Çocuklar!
Gülün, iyi olun!
Okuyun ve kendinizi kötülüklerden koruyun!


(Yetkili, Çocuklar, 11)

Yetkili’nin bir yüzü; insanın hemcinsine ve düzeni bozulan dünyaya olan zulmünü konu alıyor. Tüm olumsuzluklara rağmen, geçmişimizden teslim aldığımız emaneti (dünyayı) iyi şekilde sevgi dolu, saf ve dürüst olan yavrulara (çocuklara) teslim etmemiz gerektiği vurgulanıyor. Geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimiz üzerinden yapılan tasvirler, insanlığın içinde bulunduğu durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Âh-u zârla geçti ömür,
Al canımı, kanımı sömür,
Alev aldım ateşimi söndür,
Âdemoğlu’nu acımadan öldür.


(Yetkili, Hakka Tapan, 8)

Yetkili’nin diğer yüzü; sahip olunan birikimin ağırlığından doğan iç çatışmaları konu alıyor. Hem nefsiyle hem de şeytanla kavgasını hasret kaldığımız eski okul samimiyetiyle dillendiren Crak, bu çatışmalarda çokça tevekkül ve sabır vurgusu yapıyor.

Ben kim oluyorum ki?
Ben de yanlışlık yaptım.
Ben de bir insanım ama sevgidir tek lisanım.


(Yetkili, İnandım Sana, 10)

8 Şubat 2014 tarihinde kurulan Batı Berlin Askerleri: Yeşilgiresun Elektronik Sporlar Kulübü, 4 Ağustos 2016’da kurulan İstila Çağı (Invasion Era) ve 8 Ekim 2016’da kurulan Kadim Susturucu (Elder Silencer), 7 Aralık 2018’de birleşerek Giresun, Türkiye merkezli Yüksekolan’a dahil olmuştur.

Yüksekolan’ın kuruluş ilkesi iki maddede (1. İnsanları düşünmeye sevk edebilecek her şeyi, “En Kaliteli İçerik” (DAST) değerine bağlı olarak bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak; 2. Türkçe’nin ve alanında uzman ekibimizin istikrarlı desteği ile birlikte dünya çapında stratejik ortaklıklar yaratmak ve bununla doğru orantılı olarak dünyanın en büyük sanal kütüphanesini yaratmak) özetlenebilir.

“En Kaliteli İçerik” değeri üzerinden yarattığı stratejiler, demokratik bir şekilde hazırlandığı (kilit noktada görevli astları da işin içine katarak) ve gerçekleştirildiği için, “İşbirliği Yaklaşımı” ile yönetilmektedir. 12 Temmuz 1932’de kurulan Türk Dil Kurumu’nun (o zamanki adıyla Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin) başlangıçtan beri çalışmalarını iki ana eksen (1. Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak, yaptırmak; 2. Türk dilinin güncel sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yolları bulmak) üzerinden yürütmesini esas alarak yaratılmıştır ve dört aşamadan oluşur:

1) Dil: Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçe’nin değişik lehçelerini konuşan kişiler tarafından oluşturulan projeler, dünyayı değiştirmek ve bu yönde kalıcı başarılar elde etmek için Türkçe’nin istikrarlı desteğine muhtaçtır. 

2) Aidiyet: Ne kadar ruh, ne kadar beden katılırsa; o kadar hissedilir, o kadar “ait” olunur. Başarı grafiği; yaratıcının mevcut projesine olan aitlik düzeyi ile doğru orantılıdır. 

3) Strateji: Bazen projeler, yeterli desteği bulamadığı için merhamet ve şefkatin beraberinde getirdiği dostluk ve güven değerleriyle miladını doldurur. Bazen de projeleri somutlaştırma süreçlerindeki çabalar sevinçler, kapanış süreçlerindeki çabalar ise hüzünler yaratır. Bilinmelidir ki bütün bu yüce duyguların en tepesinde hep strateji vardır. Strateji, projeleri somutlaştırmak üzere başarılı bedenlerin ihtiyaç duyduğu en yüce, en mucizevi tekniktir. 

4) Teknoloji: Şüphesiz ki başarılı projelerin temelinde barındırdığı en büyük ve en güçlü yol, algoritmadır. Daha başlanmadan başlangıç ve bitiş durumu tanımlanmış bir proje, amacına ulaşmış sayılır. 

Türkçe’ye küresel platformda daha fazla değer katmak üzere Gökdan Yüksek tarafından türetilen ve henüz Büyük Türkçe Sözlüğü’ne girmemiş olan Yüksekolan’ın anlamı ise yüksekte olan, yükseğe erişmeyi başarmış olan olarak duyurulmuştur.

Türk Dil Kurumu, kişilerin/kurumların ürettiği veya türettiği sözlerin sözlüğe alınmadığını açıklamıştır. “Yüksekolan” kelimesinin Büyük Türkçe Sözlüğü’ne alınması, kelimenin halkımız tarafından benimsenip kullanılmasına ve dilimize yerleşmesine bağlıdır.

Çekilmez mi bu yara?
Kanımız boşuna akmaz!
K
âmil olan bunu anlar,
Kafiyeyi kafaya takmaz!


(Yetkili, Hakka Tapan, 8)

Buradan, sayıp sevdiğimiz ailemize ve can dostlarımıza selamımızı iletip teşekkür ediyoruz!